İdrar kaçırma bazı durumlarda kontrol dışında ve istemsiz idrar tutamama halidir. Tıbbi ismi üriner inkontinanstır. Her yaşta hasta tarafından deneyimlenmesine rağmen daha çok östrojen ve testesteron hormonun düşük olduğu ileri yaşlarda görülür.
İdrar kaçırma sosyal yaşamı sürdürmeyi zorlaştıran bir sorundur. Konforu azaltır, kişiyi psikolojik olarak tetikte tutar. Sorunun sürekli tekrarladığı durumlar genellikle hastalık başlangıcı olarak kabul edilir. Her iki cinste görülmesine rağmen genellikle kadınlarda daha sık rastlanır.
İdrar kaçırmanın iki tipi bulunur. İlki stres tipi idrar kaçırmadır ve genellikle gülme, öksürme, hapşırma durumlarında ortaya çıkar. Sıkışma tipi idrar kaçırma ise aniden tuvalet gitme ihtiyacı ile tuvalete yetişememe durumudur.
İdrar kaçırma sorununa sebep olabilen diğer nedenleri arasında:
• kronik kabızlık,
• öksürük,
• kontrolsüz diyabet,
• bazı kalp yetmezliği hastalıkları,
• kan sulandırıcılar,
• tansiyon,
• bazı psikiyatrik ilaçlar bulunur.
Pelvik taban kasları, leğen kemiğinde bulunur ve mesan, üretra gibi organları destekler. Pelvik taban kaslarının gevşemesi veya zayıflaması durumunda kişinin idrar tutma fonksiyonu da zayıflar. Böylece kişi özellikle öksürme, hapşırma veya ağır kaldırma gibi karın içi basıncın arttığı anlarda idrarını tutamaz.
Pelvik tabandaki gevşemelerin nedeni genellikle yaşlılık, doğum sırasında zorlanma, genetik geçiş, hareketsiz bir yaşam tarzı benimsemek olabilir. Kasların eski gücünü kaybetmesi stres tipi idrar kaçırmasına yol açar. Böylece kişi idrarın uzun süre tutamaz veya kaçırır.
İdrar kaçırma sorunun gebelik ve doğumla doğrudan bir ilişkisi vardır. Bir kadın geçmişte ne kadar sık doğum yaptıysa ileride idrar kaçırma sorunlarını o kadar sık deneyimleyebilir. Doğumda pelvik taban kaslarındaki gevşemeler ve güçsüzlükler bu durumun ortaya çıkmasındaki nedenlerdendir.
Özellikle zorlu geçen normal doğumlar ve doğumda anne adayının çok ıkınması pelvik tabanda hasara neden olabilir. Karında bulunan destek dokular ve sinirler de hasar görmüş olabilir. Gebelik ve doğum kaynaklı idrar kaçırma sorunları doğumdan hemen sonra başlayabilir veya etkileri yıllar sonra ortaya çıkabilir.
Östrojen, mesane ve idrar yolunun (üretra) sağlıklı kalmasını sağlayan temel hormondur. Menopoz döneminde kadın vücudunda üretilen östrojen hormonunun seviyesi ciddi bir şekilde azalır. Östrojen hormonunun eksikliği, idrar yolundaki dokuların incelmesine ve güçsüzleşmesine neden olarak kaçırmayı tetikler. Doku kaybı nedeniyle mesane daha hassas hale gelir ve ani idrar hissi gelişebilir.
Erkeklerde en yaygın idrar kaçırma nedeni prostatın büyümesidir. Prostat cerrahisi sonrasında ortaya çıkan bazı problemler, bireyin idrarını tutamamasına sebep olabilir.
İyi huylu prostat büyümesi, idrar yoluna baskı yaparak mesanenin tamamen boşalmasını engeller. Mesanenin sürekli dolu kalması ve taşma tipi idrar kaçırmaları sıklıkla ortaya çıkar.
Prostatın büyümesi, mesane kasları üzerinde sürekli bir baskı oluşturarak bu kasların zamanla yıpranmasına yol açar. Erkeklerde idrar kaçırmanın nasıl yönetileceği sorusunun cevabı genellikle prostatın boyutunun ve idrar akışının kontrol edilmesinde gizlidir.
Geçici idrar kaçırmalarının en yaygın nedeni idrar yolu enfeksiyonudur. Enfeksiyon sırasında mesane duvarı tahriş olur ve aslında çok az miktarda idrar varken bile doluluk hissi verir. Böylece kişi aniden sıkışır ve tuvalete yetişememe sorunuyla karşılaşır.
Sık tekrarlayan idrar enfeksiyonları, mesane sağlığını uzun vadede olumsuz etkiler. Altta yatan başka bir sorun olup olmadığını belirlemek için mutlaka bir üroloji birimi kontrolü gereklidir.
Beden ağırlığının vücut kitle indeksine göre fazla olması, karın içindeki organların pelvik taban kaslarına yük bindirmesine sebep olur. Baskı hissi idrar torbasına bağlı olan kasların ve bağların gerilmesine ve zayıflamasına yol açar. Böylece aşırı kilolu kişiler idrarlarını tutmakta zorlanır ve genellikle kaçırır.
Yaşam tarzı değişiklikleri ve diyetisyen eşiğindeki sağlıklı kilo kontrolü, bu baskıyı azaltarak idrar kaçırma şikayetlerini hafifletebilir. Araştırmalar, küçük miktarlardaki kilo kayıplarının bile idrar kontrolü üzerinde olumlu etkileri olduğunu göstermektedir.
Özellikle ileri derecedeki şeker hastalıklarında mesanede bazı fonksiyon bozuklukları görülür. Yüksek kan şekeri sinir sistemini etkileyerek “nöropati” adı verilen sinir hasarlarını tetikleyebilir. Mesaneye giden sinirler hasar gördüğünde, beyin mesanenin dolduğunu zamanında algılayamaz.
Ayrıca diyabet, vücudun daha fazla idrar üretmesine neden olur. Vücudun fazla idrar üretmesi ve sinirsel iletim bozukluğu birleştiğinde, diyabetik bireylerde idrar kaçırma kaçınılmaz bir hale gelebilir.
Bazı nörolojik kaynaklı hastalıklıklar kişinin idrarını tutmasını zorlaştırabilir. Özellikle MS kas hastalığı, parkinson, alzheimer ve felç gibi sinir sistemini etkileyen rahatsızlıklar, kişinin idrarını kontrol edememesine yol açar. Beyin ile mesane arası zarar gördüğünde, kişi idrar yapma ihtiyacını kontrol edemez hale gelir.
Bu tür durumlarda en sık karşılaşılan sorun sıkışma tipi idrar kaçırmadır. Kişi çok ani bir dürtü hisseder ve iradesi dışında idrar çıkışı gerçekleşir. Tedavi süreci genellikle nörolojik durumun yönetimiyle paralel yürütülür.
Özellikle sigara kullanımı veya KOAH gibi hastalıklara bağlı olarak kişide kronik öksürük gelişebilir. Sürekli öksürmek karın içindeki basıncın defalarca yükselmesine neden olur. Basınç pelvik taban kaslarını uyarır, bu durumun sürekli olması pelvik kaslarda hasara yol açabilir.
Öksürmeye bağlı olarak kaslar zamanla yıpranır ve ani öksürük krizlerinde görevini yapamaz hale gelir. Böylece kişi stres tipi idrar kaçırmaya bağlı olarak istemsizce altına kaçırır.
Bazı tansiyon ilaçları, kas gevşeticiler, sakinleştiriciler ve özellikle idrar söktürücüler (diüretikler) idrar kaçırmaya sebep olabilir. Mesanenin hızla dolması ve vücudun idrar üretme hızı da alınan ilaca bağlı olarak artabilir. Artan idrar miktarı ve ilaçların etkisi birleştiğinde kişi idrarını tutmakta zorlanabilir. Alınan ilaca bağlı olarak pelvik tabanda baskı veya idrar kanallarında uyuşukluk oluşabilir.
Kadınlarda idrar kaçırmanın başlıca sebepleri arasında kadınlarda idrar yolunun daha kısa olması bulunur. Ayrıca doğum ve mesane sarkması gibi anatomiyi zorlayan durumların yaşanması da etkilidir. Özellikle 50’li yaşları sonrası kadınlar idrar kaçırma sorunu ile mücadele etmeye başlayabilir.
Anatomik yapıda oluşan sorunlar, kadınların enfeksiyonlara ve dış etkenlere karşı daha hassas olmasına neden olur. Peki kadınlarda idrar kaçırma neden olur ve başlıca sebepleri nedir?
Normal Doğum
Vajinal doğum sırasında bebek doğum kanalından geçerken çevre dokulara zarar verebilir. Ayrıca normal doğum sırasında anne adayının ıkınması pelvik taban kaslarına büyük bir baskı yaratır. Bölgede bulunan bağ dokuların kalıcı olarak esnemesi, mikro düzeyde sinir hasarları oluşması da görülen diğer sorunlar arasındadır.
Vajinal doğumlarda pelvik kasların ve sinirlerin zarar görmesi bebeğin kilosuna ve doğum sayısına göre değişir. Fazla doğum yapmış bir kadın ilerleyen yaşlarında idrar kaçırma sorunlarıyla karşılaşabilir. Bu gibi durumlarda pelvik egzersizler yapılması ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile görüşmesi gerekebilir.
Hormonal Değişiklikler
Kadınların yaşam döngüsü boyunca yaşadığı hormonal dalgalanmalar mesane sağlığını etkiler. Sadece menopoz değil, adet döngüsü veya gebelik sırasında östrojen hormonunda yaşanan değişimler de mesane duvarının duyarlılığını artırabilir.
Hormonların doku esnekliği üzerindeki etkisi azaldığında, mesane boynu ve üretra üzerindeki kontrol zayıflar. Bu durum genellikle hormonal dengenin sağlanması veya ilaç tedavisi seçenekleriyle kontrol altına alınmaya çalışılır.
Rahim Sarkması
Rahmin aşağıya doğru yer değiştirmesi (prolapsus), mesaneye baskı yaparak veya onun doğal konumunu bozarak idrar çıkışını zorlaştırır. Anatomik bozukluk, mesanenin tam boşalmamasına veya beklenmedik anlarda sızdırmalara yol açar.
Rahim sarkması genellikle pelvik taban zayıflığının ileri bir aşamasıdır. Teşhis için yapılan detaylı bir fizik muayene sarkmanın derecesini ve uygun tedavi yöntemini belirleyebilir.
Erkeklerde idrar kaçırma nedenleri genellikle yaşlanmaya bağlı gelişen prostat sorunlarıyla belirir. Anatomik olarak erkek üretrası kadınlara göre daha uzundur. Prostatın tam bu yol üzerinde bulunması fonksiyonel tıkanıklıklara neden olabilir.
Böylece erkeklerde kesik kesik idrar yapma, idrarın tam bitmeme hissi gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Ayrıca gece sık sık idrara çıkma ihtiyacının duyulması ve idrar akışındaki azalma idrar kaçırma belirtileri arasındadır.
Prostat Ameliyatı
Prostat kanseri tedavisinde yapılan cerrahi operasyonlar sonrasında erkeklerde geçici veya kalıcı idrar kaçırma sorunu görülebilir. Cerrahi müdahale sırasında mesane çıkışındaki kapakçık (sfinkter) mekanizması veya bu mekanizmayı kontrol eden sinirler işlemden etkilenebilir.
Prostat ameliyatı olduktan sonra iyileşme sürecinde kişinin sabırlı olarak kendini gözlemlemesi gerekir. Prostat ameliyatı sonrası kaslar zamanla güçlenebilir böylece pelvik tabandaki hasar da onarılabilir. Sorunun giderek kötüleştiği ve kişinin idrar yapma hissini kaybettiği durumlarda mutlaka üroloji uzmanı ile görüşmesi önemlidir.
Prostat Büyümesi
İyi huylu prostat büyümesi, idrar kanalını daraltır. İdrar kanalının daralması mesanenin idrarı dışarı atmak için baskı uygulamasına sebep olur. Böylece mesane gün geçtikçe kalınlaşır ve kişide sürekli idrara çıkma hissi yaratır.
Prostat büyümesi idrar yapmada zorluk ve sızıntı şeklinde idrar kaçırmayla kendini gösterir. Tedavi edilmediği süreçte böbrek sağlığını da tehdit edebilir. Bu süreçte sıvı alımını kontrol etmek ve üroloji biriminden destek almak önemlidir.
Saniyeler içinde formu doldurun. Size yardımcı olalım.rn