Kişi yaş aldıkça göz çevresindeki kas ve dokular zamanla işlevlerini kaybeder. Böylece göz altlarında sıvı birikebilir ve torba görüntüsü oluşabilir. Göz torbalarının yaşlanma ile doğrudan bir ilişkisi bulunur.
Yaşlanma ile birlikte cilt altı kolajen üretimi de yavaşlar. Cilt elastikiyetinin azalması yüzdeki yağ dokusunun sarkmasını sebep olur. Böylece kişi olduğundan daha yorgun ve yaşlı görünebilir. Yaşa bağlı olarak cilt bariyerinin incelmesi göz çevresindeki dokuların daha belirgin olmasını sağlar.
Göz çevresinin kırışmasından ve sarkmasından rahatsız olan kişiler göz kapağı ameliyatlarını veya göz çevresi botokslarını araştırabilir. Göz altı torbası ameliyatı gibi çözümler, genellikle bu soruna kalıcı bir çözümdür.
Göz altı torbalarının oluşmasında en önemli faktör kişinin bu duruma olan genetik yatkınlığıdır. Özellikle kişinin annesi veya diğer aile fertlerinde göz altı torbalanması görülüyorsa aynı durumun kişide görülmesi oldukça normaldir. Çünkü bazı kişilerin göz çevresindeki yağ dokusu doğuştan daha belirgindir.
Yaşı genç olmasına rağmen göz altı torbaları kalıcı olan kişiler göz altı kremlerini, soğuk kompres uygulamalarını deneyebilir. Bu tür uygulamalar geçici etki yaratır ve kişi göz altı torbalarından kurtulmak istiyorsa medikal estetik tedavilerinden faydalanabilir.
Uykunun yetersiz ve düzensiz alındığı durumlarda kişide geçici olarak göz altı torbaları oluşabilir. Peki göz altı torbaları neden şişer? Bunun ana sebebi uyku eksikliğinin göz altında sıvı birikmesine yol açmasıdır.
Düzensiz uyku saatlerine sahip bireyler göz altı torbalarından muzdarip olabilirler. Vucüdun biyolojik mekanizmasına karşı hareket edilmesi göz altındaki şişliklerin çoğalmasına sebep olabilir. Özellikle geç saatlere kadar çalışan veya uyanık kalan kişilerde bu soruna oldukça sık rastlanır.
Uyku sırasında vücudun kendini onarması gereken bazı hormonlar salgılanır. Sürecin sekteye uğraşaması göz çevresindeki dokuların iyileşmesini engeller. Böylece kişi sabah uyandığında şişmiş göz altları ile karşılaşır.
Uykusuzluk kaynaklı göz altı torbalanmaları düzenli ve sağlıklı bir uyku alışkanlığı kazanıldığında geçebilir. Şişlikleri dindirmek için soğuk su ile yüz yıkamak ya da soğuk kompres uygulamak etkili olabilir.
Aşırı tuz tüketimi vücudun su tutarak ödem oluşturmasına sebep olur. Aşırı ödem birikimi kişinin yüzüne ve göz torbalarına da yansıyabilir. Özellikle yeterli uyku alınmasına rağmen sabah uyanıldığında yüzde şişlik görülmesinin temel sebeplerinden biri budur.
Aşırı tuzlu gıdalar tüketildikten sonra vücut dengeyi sağlamak için su tutar. Böylece göz çevresindeki hassas dokularda ödem oluşabilir. İşlenmiş gıdalar ve yüksek tuz oranına sahip yiyeceklerden uzak durmak vücuttaki şişlikleri azaltır. Tuzu ve ödemi atmak için bol bol su tüketmek göz altı torbalarına da iyi gelecektir.
Vücudun sürekli strese maruz kalması hormon seviyelerinde dalgalanmalara neden olur. Hormon dengelerinin bozulması da özellikle yüzde göz altlarının şişmesine sebep olabilir. Vücutta özellikle kortizol seviyelerinin artması ödem tutumuna ve belirgin şişlik oluşumlarının gözlemlenmesine neden olur.
Kişinin dinlenmeye fırsatının olmadığı yoğun yaşam tarzına sahip olması düzensiz beslenme ve yetersiz uyku problemlerini beraberinde getirir. Yetersiz beslenme ve uyksuzluğun cilt sağlığı üzerinde olumsuz etkileri bulunur. Cilt sağlığının bozulması göz altı torbalarının artmasına sebep olur.
Yaşın genç olmasına rağmen göz çevresinde yorgun ve şiş bir görüntü oluşması cildin kendini yenileme fırsatının olmadığını kanıtlar. Düzenli bir yaşam tarzı benimsenmesi ve sağlığa önem verilmesi kendiniz için yapabileceğiniz en iyi şeydir.
Bazı alerjik reaksiyonlar göz çevresindeki dokuların şişmesine sebep olabilir. Alerjiye bağlı göz altı şişkinliği özellikle mevsimsel geçişlerde yaşanan alerjilerde görülür. Sinüs tıkanıklıkları göz altında basınç oluşturarak torba görüntüsünün ortaya çıkmasına yol açabilir. Böylece göz altlarında şiş bir görüntü oluşur.
Alerji ve sinüse bağlı olarak göz çevresinde kaşınma meydana gelebilir. Göz çevresini sert bir şekilde kaşımak ya da ovuşturmak göz çevresine zarar verebilir. Alerjik tedaviler uygulandığında göz altı torbaları da geçer.
Sigara ve alkol tüketimi genel olarak cilt sağlığı üzerinde olumsuz etkilere sahiptir. Sigara tüketimi cilt altına iletilen oksijen seviyesini düşürür ve göz çevresindeki dokuların zarar görmesine sebep olur. Kişinin yaşı genç olmasına rağmen sigara bağımlısı ise göz altı torbaları belirgin olabilir.
Tıpkı sigara gibi alkol tüketimi de vücudun su kaybetmesine yol açar ve ödem oluşur. Vücutta belirgin bir ödem oluşması yüzün, vücudun ve özellikle göz altlarının şişmesine sebep olabilir.
Sigara ve alkol tüketimi cilt kalitesini ve cilt elastikiyetini olumsuz etkiler. Daha sağlıklı ve parlak bir cilt için kişinin bu tarz olumsuz alışkanlıklardan uzak durması hem cilt hem de genel sağlık için oldukça önemlidir.
Cilt elastikiyetinin azalması göz çevresinin sarkmasına yol açar. Kişi yaşlandıkça cilt altındaki kolajen ve elastin üretimi de azalır. Cilt katmanlarının daha ince bir yapıya dönüştüğü görülür. Böylece göz altındaki torbalanmalar ve şişlikler daha belirgin hale gelir.
Yaşlanmaya bağlı olarak gelişen bu durum, zamanla yüzde kalıcı hale gelebilir ve kişide estetik kaygı uyandırır. Göz altı torbalanmasının kalıcı olduğu durumlarda göz altı ışık dolgusu, göz çevresi botoksu gibi medikal estetik uygulamalarından faydalanabilir. Göz kapağı estetik seçenekleri genellikle göz altı ameliyatlarından farklıdır ancak birlikte yapılabilir. Göz altı şişliklerinin tedavisi kişiden kişiye değişiklik gösterir.
Hormon seviyesindeki dalgalanmalar vücudun sıvı dengesi üzerinde etkilidir. Vücudun su tutması göz altlarında torbalar oluşmasına sebep olabilir. Özellikle hormon dalgalanmalarının sık görüldüğü menopoz, hamilelik ve adet dönemlerinde göz altlarında şişlikler görülebilir.
Hormon düzensizliğine bağlı göz altı torbalanması genellikle geçici bir durumdur. Vücudun sıvı tutmaması için dengeli ve düzenli beslenmek, hafif yürüyüşler yapmak önemlidir.
Ekrana bakarak uzun süre vakit geçirmek göz ve göz çevresi sağlığı üzerinde olumsuz etkilere sahiptir. Ekran ışığında sürekli maruz kalmak göz çevresinde yorgunluğa neden olabilir. Ekrana bakarken uzun süre odaklanıldığında göz kırpma sayısı azalır ve göz kuruluğu meydana gelir. Böylece göz çevresindeki dokular hassaslaşır.
Dijital yorgunluk göz sağlığı için bir tehdittir. Bilgisayardan çalışılıyorsa uzun süre ekrana bakmamak, düzenli molalar vermek gerekir. Ekran süresini sınırlandırmak da gözlerin ve göz çevresinin dinlenmesine yardımcı olur.
Saniyeler içinde formu doldurun. Size yardımcı olalım.rn