Günümüzde pek çok kadın ergenliğe girdiğinden beri adet düzensizliği sorunuyla mücadele edebilir. Adet döngünün normalden uzun veya kısa olması, gelen miktarın her ay değişiklik göstermesi düzensiz adetin işareti olabilir. Düzensiz adet teşhisi için 28 günde tamamlanan ovülasyon döneminin iyi takip edilmesi gerekir.
Pek çok kadın bir iki gün erken veya geç gelen adeti düzensizlik sanar ancak bu gayet normaldir. Adetin düzensiz olduğu ve endişenilmesi gereken zaman aralıkları iki adet arasında 2-3 aylık bir zaman dilimi olduğundadır. Adet düzensizliğine sebep olan nedenlerin başında hormonal düzensizlikler, stres, beslenme veya yumurtalıklarla ilgili sorunlar bulunabilir.
Adet düzensizliğinden muzdarip kadınlar genellikle kasık ağrısı, aşırı veya az kanama, çok uzun veya çok kısa süren periyotlardan şikayetçidir. Belirtiler günlük yaşamın zorlaşmasına ve kişinin sürekli tetikte olmasına neden olabilir.
Adet düzensizliği tedavisi mümkün bir sorundur ve sebebinin mutlaka teşhis edilmesi gerekir. Kadın hastalıkları uzmanı tarafından yapılan jinekolojik muayene ve bazı testler adet düzensizliğine neyin sebep olduğunu kolayca belirleyebilir. Sorunun teşhisine göre farklı tedavi seçenekleri uygulanarak aylık adet döngüsü düzeltilebilir ve daha süreç daha sorunsuz geçebilir.
Polikistik over sendromu aslında kadınların çoğunda bulunan fakat göz ardı edilen bir durumdur. PCOS tanısında yumurtalıklar normalden farklı çalışır ve hormon seviyeleri düzensizdir. Polikistik over sendromu yumurtalıkta iyi ya da kötü huylu kistlerin oluşmasına ve adet düzensizliğine sebep olabilir.
Polikistik over sendromu belirtileri arasında adet düzensizliği, kilo artışı, sivilcelenme ve tüylenme artışı gibi semptomlar bulunur. Kadınların PCOS hakkında bilinçli olması ve tedavisine erken dönemde başlaması çoğu kadın hastalıkları sorununun önüne geçebilir.
PCOS’un kontrol altına alınması için öncelikle teşhis ve tanısının yapılması gerekir. Ardından düzenli takip ve tedavi ile hormon dengeleri düzeltilebilir. Böylece PCOS kaynaklı ileri seviye kadın hastalıkları oluşumunun önüne geçilir.
Halk tarafından çikolata kisti olarak bilinen endometriozis hastalığı genellikle zararsız bir durum olarak nitelendirilir. Endometriozis yani çikolata kisti oluşma sebebi rahimdeki dokunun rahim dışı büyümesi ve bölgede küçük kistler oluşturmasıdır. Adet düzensizliği veya regl döneminde şiddetli karın kasık ağrısı yaşayan kişilerde genellikle çikolata kisti bulunur.
Çikolata kisti zararsız olarak bilinse de tedavisi yapılmadığında çoğalabilir ve bazı sorunlara yol açabilir. Sorunlar arasında aşırı kanama, dayanılmaz regl sancıları, cinsel ilişki yaşarken ağrı hissetme, kısırlık riski bulunur.
Çikolata kistinin tedavisi için erken durumlarda ilaç kullanılır. Daha ileri seviye çikolata kisti bulunanlar için cerrahi müdahale gerekebilir. Çikolata kistinin bir uzman tarafından erkenden teşhis edilmesi, hastalığın yayılmasını engeller ve sorunu kontrol altına alabilir.
Rahimde kendiliğinden oluşabilen miyomlar genellikle iyi huylu tümörlerdir ve çoğu kadında bulunur. Çoğu durumda zararları olmasa da herhangi bir zamanda yoğun kanamalar yaşanmasına ve şiddetli karın ağrılarına neden olabilirler. Miyomların büyüklüğü ve rahimde nerede bulundukları farklı şikayetlerin görülmesine neden olabilir.
Örneğin miyom büyükse, idrar kesesine yakınsa kişide sık idrara çıkma hissi ya da idrar kaçırma gibi sorunlar görülür. Miyom yumurtalıklara yakınsa aşırı kanama ve karın ağrısı şikayetleri oluşturabilir.
Rahimdeki miyomların tedavisi için hastanın yaşı, miyom boyutu ve miyom kaynaklı şikayetler dikkate alınır. Bazı durumlarda ilaç tedavisi yeterli olurken, büyük miyomla görülmesi durumunda mutlaka cerrahi müdahale ile alınmaları gerekir.
Vajinal enfeksiyonlar farklı sebeplerden dolayı oluşabilen ve genital bölge sağlığını ciddi bir şekilde etkileyen problemlerdendir. Vajinal enfeksiyonlar mantar, bakteri veya cinsel yolla bulaşan mikroorganizmalar nedeniyle ortaya çıkabilir.
Vajinal enfeksiyon belirtileri arasında geçmeyen kaşıntı, sarımtırak ve yoğun akıntı, kötü koku ve yanma bulunur. Vajinal enfeksiyon tedavisinde genellikle
• reçeteli ilaçlar ve antibiyotikli kremler,
• intim sağlığı ve vajina florasındaki pH derecesini düzenleyen kremler/yıkama jelleri tercih edilebilir.
Vajinadaki mantarın veya enfeksiyonun tedavisinin hızlı bir şekilde yapılmaması ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Geçmeyen kaşıntı, yanma ve normal olmayan akıntıların mutlaka üroloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Vajina pH dengesinin korunması için bölgeye şampuan ve duş jeli ile temizlemek zararlıdır. İçerisinde elastan ve naylon bulunan sıkı iç çamaşırları da vajina sağlığını olumsuz etkiler. Ortak tuvalet kullanımlarında bazı zararlı bakteriler kişiden kişiye geçebilir. Ayrıca korunmasız olarak cinsel birliktelik yaşamak partneriniz sağlıklı olsa dahi bazı riskler içerir.
Doğru hijyen alışkanlıkları ve doğru iç çamaşırı tercihleri vajinal enfeksiyonun oluşmasını engeller. Pamuklu iç çamaşırı tercih etmek, korunma yoluyla ilişkiye girmek, ortak tuvalet kullanılıyorsa kullanım öncesinde temizlemek önemlidir. Düzenli vajinal muayeneler vajinal enfeksiyonların gelişmesini engeller.
Rahim ağzı yani serviks bölgesinde ortaya çıkan şişlik veya kabarıklar genellikle bir sorunun habercisidir. Bazen rahim ağzı hastalıklarının belirli bir semptomu olmasa da genel muayeneler sırasında uzman tarafından farkedilebilir. Özellikle rahim kanserlerinin erken teşhisi için ürolog yönlendirmesiyle yapılan smear testi sorunun teşhisinde büyük önem taşır.
Rahim ağzındaki hücresel değişimler gözle görülemeyen boyutlarda olduğundan belirtiler sessizce ilerleyebilir. Jinekolojik muayenelerin düzenli bir şekilde yapılması rahim ağzı kanser riskini önleyebilir. Rahim ağzı kanserinin erken dönemde teşhis edilmesi tedavisinin hız kesmeden yapılması adına oldukça önemlidir. Smear taramasına girmek kadın hastalıkları ve cinsel sağlık için aksatılmaması gereken bir durumdur.
Yumurtalık kistleri genellikle yumurtalık içerisinde oluşan sıvı dolu çoğu zaman zararsız olan yapılardır. Küçük olduklarında bir sorun teşkil etmeyen yumurtalık kistleri büyüdüklerinde şiddetli ağrılara sebep olabilirler. Çünkü kişinin yumurtlama fonksiyonunu olumsuz bir şekilde etkileyebilir ve yumurtalıklara baskı yapabilirler.
Yumurtalık kisti belirtleri arasında özellikle adet döneminde kasıkta şiddetli ağrılar görülmesi bulunur. Ağrı kesici alımlarıyla geçmeyen bu ağrılar kişide terleme, üşüme, titreme veya mide bulantısı görülebilir. İki adet arasında geçen zamanın düzensiz olması, kasıkta sürekli şişlik hissedilmesi değerlendirilmesi gereken diğer semptomlardandır.
Yumurtalık kistlerinin aşırı büyümesi nadir de olsa rahim içinde patlamalarıyla sonuçlanabilir. Yumurtalık kisti patlaması acil müdahale gerektirir ve genellikle cerrahi bir işlem yapılır. Kistlerin jinekolojik takipler ve uygun tedavilerle kontrol altında tutulması büyük sorunların önüne geçer. Ayrıca çoğu kist kendiliğinden kaybolabilir ve iyileşebilir.
Pelvik inflamatuar hastalık kadın üreme organın bazı sebeplerden dolayı enfeksiyon kapması sonucu ortaya çıkar. PID dikkate alınması gereken ve acilen tedavi edilemesi gereken ciddi bir durumdur. Genellikle korunmasız yolla cinsel ilişki yaşadıktan sonra cinsel yoldan bulaşan bakteriler pelvik inflamatuar hastalığına neden olur.
Pelvik inflamatuar hastalık belirtileri arasında:
• dayanılmaz kasık ağrısı,
• yüksek ateş,
• kokulu ve anormal vajinal akıntılar,
• şiddetli karın ağrısı gibi belirtiler bulunur. kendini gösterir.
Zararlı bakteriler ne yazık ki, vücudun savunma ve onarım sistemi tarafından tedavi edilemez. Dış müdahelenin yapılması önem taşır çünkü tedavi edilmediği durumlarda kısırlık ve dış gebelik riski oluşabilir.
Pelvik inflamatuar hastalık tedvaisi için erken tanı büyük bir önem taşır çünkü bakterilerin yayılmadan önlenmesi gerekir. PID tedavisinde genelikle antibiyotik kullanılır.
Menopoz kadınların ergenlik dönemlerinden itibaren yaşadıkları ovülasyon döngüsünün sonuna gelindiğini işaret eden yaşamın doğal bir sürecidir. Adet döngüsünün sona ermesi ve artık adet görmeyecek olmak vücuttaki bazı hormonların seviyelerinde değişimlere neden olabilir.
Menapoza giren kadınlar sürekli sıcak basması, aşırı terleme, uykuya dalmada problem yaşama ve ruh halinde ani değişimlerden şikayetçidir. Bu semptomlar kişinin artık adet olamayacağını gösterir ve vücudun dengesini bozabilir. Menopozla gelen tüm sorunların yanında kişide kemik yoğunluğunun azalması da görülen bir diğer problemdir. Menapoz süreciyle kişinin genel sağlığında ciddi olumsuzluklar ortaya çıkar.
Menopoz zor bir süreçtir fakat kadın hastalıkları uzmanı kontrolünde ilerlediğinde destekleyici tedavilerin uygulanması kişiyi biraz daha rahatlatabilir. Menopoz sürecinin konforlu hale gelmesi için uzman önerilerini uygulamak ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları benimsemek gerekir.
Saniyeler içinde formu doldurun. Size yardımcı olalım.rn