Cilt yüzeyinde birdenbire görülen morarmalar aslında cilt altı kanamalarıdır. Morarma sorunundan şikayetçi çoğu kişide trombosit seviyesi oldukça düşüktür. Buna ek olarak yeterli seviyede olmayan K ve C vitamini de ciltte morluklar oluşmasına sebep olabilir.
C vitamini damar duvarlarının dayanıklılığını sağlayan temel bir antioksidandır. C vitaminin yeteri kadar alınamadığı durumlarda kılcal damarlar hassaslaşır ve küçük basınçlarda bile kanayabilir. Yani kişide C vitamini eksikse ve hafif bir darbeye maruz kalmışsa cildinde hemen bir morluk gelişmesi normaldir.
K vitamini kanın pıhtılaşmasında görev alan bir diğer temel maddedir. K vitamini yetersizliğinde cilt altı kanama süresi uzar ve oluşan morluklar genellikle uzun süre kaybolmaz. Morlukların iyileşme sürecini geciktiren K vitamini özellikle nedensiz ve sık oluşan morlukların sebeplerindendir.
Özellikle tek tip beslenen bireyde K ve C vitamini eksikliği görülür. Kişinin beslenmesinde taze sebze ve meyve tüketimini arttırması, cildin ihtiyacı olduğu vitaminlerin almasını sağlar. Ciltte görülen sebepsiz morlukları tedavi etmek için bu basit adım etkili bir başlangıç olabilir.
Demir eksikliği anemisi, cilt dokularına yeterli oksijenin taşınamadığı durumlarda ortaya çıkar. Özellikle vücuttaki kan hücrelerinin sayısındaki azalma ciltte solgunlukla birlikte nedensiz morarmaların görülmesine neden olabilir. Anemi aynı zamanda damar yapısını zayıflayabilir. Böylece kan damarlarından sızan kan damlacıkları geniş alanlara yayılabilir ve cilt yüzeyinde büyük morluklar oluşabilir.
Demir eksikliği özellikle düzensiz adet döngüsünden muzdarip kadınlarda görülür. Ayrıca tek tip ve yetersiz beslenen kişilerde demir eksikliği görülmesi olasıdır. Bacakta nedensiz bir şekilde ortaya çıkan morarma ile birlikte halsizlik, baş dönmesi gibi şikayetler demir eksikliğine işarettir. Mutlaka bir kan tahlili yapılması ve demir eksikliği tedavisine başlanması gerekir.
Nedensiz ve birdenbire oluşan morluklardan şikayetçi hastaların mutlaka trombosit seviyesi tespit edilmelidir. Trombosit seviyesinin yüksek olduğu bazı durumlarda ise trombosit fonksiyon bozukluğundan söz edilebilir.
Kan sulandırıcı ve ağrı kesici ilaçların kullanımı ciltte bazı morarmaların ortaya çıkmasına sebep olabilir. Özellikle kalp ve damar hastalıklarında reçete edilen bazı ilaçlar kanın pıhtılaşma süresini uzatır. Kan sulandırıcı ilaçların kullanımı sırasında veya sonrasında darbe alma sonucu oluşan morluklar daha geniş alanlara yayılabilir.
Antidepresan gibi bazı ilaçlar damar duvarı hassasiyetini artırarak cildin normalden daha kolay bir şekilde morarmasına neden olabilir. Küçük bir çarpma cilt yüzeyinde belirgin ve koyu mor renkte bir iz bırakabilir. İçeriğinde kan sulandırıcı etkenler bulunan ilaçların düzenli kullanımı bireylerde morluklar ve hafif travmalara yol açabilir.
Hassas ve ince bir cilt tipine sahip kişilerde kılcal damarlardan kaynaklanan kanamalar daha görünür hale gelir. İnce deri yapısına sahip olan kişilerde damarlar oldukça belirgindir. Deri altı yağ dokusunun az olması damarların yüzeye yakın konumlanmasına neden olur. Bu cilt tipine sahip olan kişiler ufak darbelere karşı daha hassas ve morarmalara yatkındır.
Özellikle açık tenli bireyler ufak bir darbeye maruz kalsalar bile ciltlerinde hemen mor renkte değişimler dikkat çeker. Bu durumun oluşmasında genetik yatkınlık da rol oynar. Aile bireylerinde benzer şikayetlerin bulunması genetik yatkınlığın ciltte morluk oluşmasında etkili olduğunu kanıtlar.
Yaşın ilerlemesiyle birlikte damar duvarları da eski esnekliğini kaybeder. Ayrıca kişi yaşlandıkça cilt altı kollajen üretimini azalır. Tüm bunlar cildi hassaslaştırarak darbelere karşı savunmasız hale getirir. Ufak bir darbede kan damarlarından sızma kolaylaştığı için cilt yüzeyinde koyu renk ve morluk oluşumları gözlemlenir.
Yaşlı bireylerde morluklar genellikle ön kol ve bacak bölgelerinde görülür. Yaşlı kişilerde küçük travmalar veya hafif darbesel temaslar geniş alanlı morarmalara yol açabilir. Ayrıca yaşlanma sebebiyle cildin kendini iyileştirme süreci yavaşlatır, bu nedenle oluşan morluklar uzun süre kalıcı olabilir.
Kadınlarda hormonal değişikliklerin yaşandığı bazı dönemde basit morarmaların görülmesi oldukça normaldir. Özellikle adet döneminin başında veya sonunda hormonal dengenin bozulmasına bağlı morluklar gelişebilir. Bunun sebebi damar duvar geçirgenliğinin artması ve alyuvarların cilt altına sızmasıdır.
Hormonal dalgalanmalar, damar geçirgenliğini üzerinde etkilidir. Hormonal dalgalanmaların yaşandığı gebelik döneminde bacakta morarma şikayeti hamile kadınlar arasında oldukça yaygındır. Tiroid hastalıkları da cilt altı dolaşımı etkileyebilir. Bu gibi durumlarda yapılacak hormon testleri, açıklanamayan morlukların sebebini belirlemeden yol gösterici olur.
Test sonrası bulgular östrojen seviyesindeki değişiklikleri vurgular. Östrojen seviyesindeki dalgalanmalar kişinin damar yapısını zayıflatarak cildi dış etkenlere karşı hassas bir konuma sokar.
Bacakta morarma görülmesi, yalnızca fiziksel çarpmalara bağlı ortaya çıkmaz. Vücuttaki kanama bozuklukları, pıhtılaşma faktörlerinin yetersizliğiyle ilişkilidir ve travmaya bağlı olmadan morluklara neden olabilir.
Bazı karaciğer hastalıkları da pıhtılaşma proteinlerinin üretimini etkiler. Ayrıca K ve C vitamini eksikleri, bazı iç hastalıklarının belirtisi olabilir. Bu sorunlardan şikayetçi kişilerin mutlaka iç hastalıkları uzmanı kontrolünden geçmesi, kişinin genel sağlığı için oldukça önemlidir.
Özellikle bacakta kendiliğinden oluşan ve sebebi belirlenemeyen yeni morluklara ilk 24 saat içinde soğuk kompres uygulamalarının yapılması iyi gelir. Soğuk kompres, kılcal damarlardan kan sızmasını sınırlar. Sonraki günlerde yapılan hafif masaj ve ılık uygulamalar da dolaşım sistemini destekler. Bölgenin dinlendirilmesi iyileşme sürecini hızlandırır.
C vitamini yönünden zengin beslenme de damar sağlığını destekler. Protein alımı, doku onarımında önemli rol oynar. Uzun süre geçmeyen ve gittikçe yayılmayan morlukların tedavisi mutlaka bir dermatoloji uzmanı kontrolünde olmalıdır. Uzman dermatologlar morlukların cilt yüzeyinde neden oluştuğuna dair sebepleri belirleyebilir ve morluk tedavisi için sizi doğru bir şekilde yönlendirebilir.
Vücutta morluklar, çoğu zaman fark edilmeyen küçük darbelerden sonra ortaya çıkar. Deri altındaki kan damarlarından sızan kan, dokular arasında birikir ve cilt yüzeyinde mor renkte izler oluşturur. Ancak her morarma travmaya bağlı değildir; bazı durumlarda altta yatan sağlık sorunları söz konusu olabilir.
Morluklar genellikle kılcal damarlardan kaynaklanan kan sızıntısının sonucudur. Özellikle bacakta morarma şikayeti yaşayan kişiler, herhangi bir çarpma hatırlamadıklarını ifade edebilir. Vücudun kolayca morarmasına neden olan faktörlerin bilinmesi, olası hastalıkların erken fark edilmesine de yardımcı olur.
Morluklar genellikle birkaç gün içinde renk değiştirerek iyileşir. Mor renkte başlayan görünüm zamanla sarı ve yeşil tonlara döner. Topikal kremler ve arnika içeren ürünler dolaşımı destekleyebilir. Ancak altta yatan bir hastalık varsa yalnızca krem kullanımı yeterli olmayacaktır.
Oluşan morluklar uzun süre geçmiyorsa ya da artış gösteriyorsa iç hastalıkları ve dermatoloji birimleri tarafından ayrıntılı bir inceleme yapılmalıdır.
Travma olmadan kendiliğinden gelişen ve sık tekrarlayan morluklar ciddiye alınmalıdır. Özellikle kanama bozuklukları açısından değerlendirme gerekir. Morluklarla birlikte burun kanaması, diş eti kanaması veya aşırı adet kanaması varsa vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.
Açıklanamayan ve hızla yayılan morarmalar, karaciğer hastalıkları veya hematolojik problemlerle ilişkili olabilir. Uzun süre devam eden şikayetler profesyonel destek gerektirir.
Saniyeler içinde formu doldurun. Size yardımcı olalım.rn